Uğur Özşahin - Kişisel Günce
Navigate/Search

Online Kontakt Lens Alışverişi

Bu yazımı benim gibi gözleri bozuk, aynı zamanda gözlük kullanmaktan nefret edenlere adıyorum. :) Hayatımın çok uzun bir süresini doğru dürüst görmeden, sadece renklendirilmiş oyun hamuru kıvamındaki objelere bakarak geçirdim. Tabii burada gözlük kullanmam gerektiği halde, neden kullanmadığım pekala sorgulanabilir. Ancak benimde kendime göre geçerli bir bahanem vardı, gözlüğün hiçbir zaman bana yakıştığını düşünmemişimdir. Devam eden süreçte elbette çoğunlukla dersler olmak üzere çeşitli durumlarda zorunlu olarak gözlük kullanmaya devam ettim. Taki yaklaşık 3 yıl öncesine kadar. Bu süreçte lazer tedavisini de düşünmedim değil, ancak pratik olduğunu ve daha az maliyetli olduğunu düşündüğüm şeyi yaptım ve lens kullanmaya başladım. Kontakt lens kullanmaya ilk olarak yurtta bir oda arkadaşımın tavsiyesi ile başladım ve uzun zamandır da kullanıyorum. Başlarda güçlük çekmiş olsam da, zamanla alışmakla beraber kendim için daha uygun olan lenside bulunca kullanım bakımından hiçbir sorunum kalmadı diyebilirim. Tabi lens için yapmam gereken ödemeleri hesaba katmıyorum :)

Kontakt lensler hakkında çok teknik açıklama yapabilecek durumda değilim. Ancak birkaç şeyden bahsetmenin zararı olmayacaktır. Örnek olarak lenslerin daha çok iki önemli kıstas üzerinden üretildiğini söyleyebilirim. İlk nokta elbette gözün bozukluk derecesi (PWR), bir diğer nokta ise base curve radius (BC). Özellikle Base Curve Radius değeri lens kullanımı için çok önemli bir faktör. Her insanın gözünün eğrilik yarıçapının farklı olması BC değerini önemli kılıyor. Bu değer öğrendiğim kadarı ile 8.0 ile 10.0 mm arasında değişiyor ve doğal olarak lensin gözünüzün üzerine sizi rahatsız etmeyecek biçimde oturabilmesi BC ile ilişkili. Yani doğru BC değerine sahip lens kullanmak çok önemli ve bu değeri ancak doktorunuz size söyleyebilir. İki gözünün bozukluk dereceleri birbirinden farklı olanlar satın alma sırasında bunuda dikkate almalılar. Anlaşılacağı üzere lens satın alırken dikkat edilmesi gereken noktalar özellikle bunlar. Fakat her daim doktorunuzun tavsiyesi ile hareket etmek tüm riskleri minimize edecektir.

Continue reading »

Dünyayı Çekilmez Kılabilecek İki Neden

Hoh yeni bir yazı daha, dünyayı benim için çekilmez kılacağına inandığım 2 nedenden bahsetmek istiyorum. İlk nedenimiz bir insanın ne kadar çok yalancı olabileceği ile ilgili. Aslında sıkıntı olan ne kadar yalancı olduğundan çok ne kadar kötü bir yalancı olduğu gerçeği. Muhtemelen bu tip bir insanın yanında hayatın ne kadar çekilmez olabileceğinin farkındasınızdır. Diğer bir neden ise, şikayetçi yaşam tarzına sahip insancıklar. Şikayet etmek artık onlar için bir yaşam biçimi olmuş durumdadır. Şikayetleri ile çevrelerini de etkileyerek, sadece kendilerinin değil çevresindekilerininde yaşamlarını zehir etme potansiyelleri her daim mevcuttur. Hatta birde bu iki güzide özelliği eş zamanlı olarak taşıyabilecek bir yapı söz konusu ise çekilmezlikleride hiç kuşkusuz çok daha vahim boyutlarda olacaktır. Artık ortamdan uzaklaşmanın zamanı gelmişte geçiyordur. Tabii daha çekilebilir bir dünya arzu etmiyorsanız, bu sıkıntılara ortak olabilir hatta katkıda bulunabilir ve bu zincirin bir halkası olmaya devam edebilirsiniz.

Fazla uzatmanın anlamı yok, bu iki özelliğe sahip dişi, erkek her türlü canlıdan nefret etmekle birlikte sizede uzak durmanızı tavsiye ediyorum. Gerçekten hayatınıza değer veriyor ve eğer kaçmanızın önünde herhangi bir engel bulunmuyorsa size önerim toz olun :)

Kablo Kutusu ile Kablo Karmaşasına Son :)

Hemen patlattım bir yazı daha :) Ne yapalım bu stumbleupon güzel bir olay. Durmadan ilginç yapımlar ile karşılaşıyorum. Ayrıca bu sefer karşılaştığım video birçok masaüstü bilgisayar kullanıcısının yaşadığı kablo karmaşasına çok pratik bir çözüm sunuyor. İhtiyacınız olanlar sadece 100′lük bir CD kutusu ve makas. Videoyu izlediğinizde ne kadar pratik bir çözüm olduğunu anlayacaksınız.

WinXP ve Win98 seslerinden müzik şöleni

Haha! Bahane ile yazı yazmış olayım hiç olmazsa. Yine uzun ve sıkıcı bir ara vermiş oldum böylece. Umarım bu araların sonuncusu olur. Yazmıyorum arkadaşım, yazamıyorum. Her gördüğümü, her kafama takılanı, her yaşadığımı yazacak olsam ne olur bilemiyorum halimi.

Yeni bir başlangıç olarak adlandırmak istiyorum bu girişimi. Diğer blogumda buraya nazaran daha sık yazıyorum ve sanıyorum bunun en önemli etkeni o sitenin yapım aşamasına çok fazla emeğimin geçmiş olması (Kodlaması, tasarımı). Peki ya bu, kur WP yi doldur içini. Tabi bahanelerin ardı arkası gelmez başlarsakta, en güzeli ben ilginç bir video paylaşarak açılan arayı kısmende olsa kapatmış olayım.

Video bir arkadaşımızın sıkılıp yalnızca Windows XP ve 98 seslerinden yararlanarak oluşturduğu müzik parçasını içeriyor. Ben ilginç ve eğlenceli buldum sizin de öyle bulacağınızı düşünüyorum.

Online Alışveriş Tecrübesi

Online alışveriş konusunda şunu söyleyebilirim. Her ne kadar biraz tedirgin edici olsada, gerçekleştirildiğine insanda farklı hisler uyandırıyor. Bu hislerin en önemlilerinden bir tanesi gittikçe daha tembel bir yapıya büründüğünüzü hissetmeniz. Bu gerçekten diğer bir çok histen daha fazla ön plana çıkan bir özellik. Online imkanlarımız arttıkça, daha az hareket etme gereği duyuyoruz. Çoğu zaman yapmamız gereken işlemler birkaç parmak hareketinden öteye geçmiyor. Dolayısı ile çoğu zaman hantal vücudumuzu bu gibi süreçlere bağlıyoruz. Yani her zaman bahane üretecek alt yapıya sahibiz ve çoğu zaman da getirdiği avantajların farkına varmak gibi bir kaygı taşımıyoruz.

Online alışveriş konusunda aslında uzun zamandır bilgim var. Ancak son alışverişimden önce daha çok internet üzerinden host, domain vb. hizmetlerden yararlanmaktaydım. Son alışverişim ile beraber online olarak elektronik eşya satın alma zevkini yaşadım. İnternet ile bu kadar iç içe olmama rağmen daha önce böyle bir tecrübeye erişememiş olmamı daha çok ihtiyaç eksikliği ve satın aldığınız ürünü dokunarak alma arzusuna bağlıyorum. Tabi burada da asıl önemli olan dokunma arzusu saçmalığı. Birçok kez sırf bu yüzden online alışveriş yapmaktan vazgeçtim. Pişman olduğumu bugün itibarı ile söyleyebilirim. Her ne kadar şu ana kadar bu şekilde gerçekleştirmiş olduğum ilk alışveriş olsa da ve bundan sonraki alışverişlerimde bazı sorunların gündeme gelebileceğini kabul etsem de, pişmanlık hissi yaşamamanın mümkün olmadığını düşünüyorum. Sonuç itibarı ile zamandan çok önemli bir kazanç sağlıyor ve yetersiz bilgiye sahip görevli gereksizliği çekmiyorsunuz. Tabi karlı çıktığınız noktalar bunlarla sınırlı da değil. Bir başka örnek vermem gerekirse istediğiniz ürünü, istediğiniz online mağazadan alma şansına sahip oluyor ve kapı kapı dolaşmak çilesine son veriyorsunuz. Continue reading »

Filip Holosko Beşiktaş’ta

Sonunda Filip Holosko nun Beşiktaş a transferi gerçekleşti. Aslına bakarsanız bunun böyle olacağı çok daha önceden belliydi. Sezonun ortasında daha Holosko Beşiktaş formasını sırtına geçirip poz vermeye başlamıştı. Bu olayda da Sinan Engin’in parmağı olduğunu düşünüyorum. Çünkü bu tabloları daha öncede Beşiktaş’a yaşatmıştı. İbrahim Akın transferide buna benzer bir şekilde gerçekleşmişti örnek vermem gerekirse.

Sorun şu ki benim takıldığım konu Filip Holosko ‘nun Beşiktaş’a gelişinden çok, gelirken yanında ne gibi yükler getirdiğidir. Öğrendiğimiz kadarı ile Beşiktaş bu transfer için 5 Milyon Avro ödemeyi ve Koray Avcı ile Burak Yılmaz’ın bonservislerini Vestel Manisaspor ‘a vermeyi kabul etti. Anlaşılacağı üzere Holosko ‘nun maliyeti inanılmaz düzeyde. Her ne kadar bu transferin daha sezon ortasında halledilmiş ve şu an gerçekleştirilen prosedürün göstermelik olduğunu düşünüyor olsam da fiyatın ancak belirlenmiş olduğunu zannediyorum. Beşiktaş’ın önüne 5 Milyon Avroluk bir yük konulmasının nedeninin Filip Holosko’nun dönem içinde göstediği performans ile medyamızın akıl almaz transfer hikayelerinin etkili olduğuna inanıyorum. Çünkü Beşiktaş bu oyuncu ile ilgilendiğini ballandıra ballandıra anlattığından beri Filip Holosko nun transfer haberlerinin ardı arkası kesilmedi. Dolayısı Beşiktaş önüne konan fatura Vestel Manisaspor’un geri kalan kadrosuna neredeyse eşdeğer oldu. Continue reading »